Bebekler Neden Sevimlidir?

Biz insanlar, bazı şeyleri sevimli buluruz. Bebekleri, çizgi film karakterlerini, yavru tavşanları… Bunların hepsi sevimli ve şirin şeyler. Ancak bize göre bazı şeyler neden sevimlidir de bazıları değildir? Bir şeyi sevimli yapan özellik nedir? Ayrıca nasıl oluyor da pek çok konuda oldukça farklı düşünen insanlar, benzer şeyleri sevimli bulabiliyor?

Sinema dünyası da bu sorunun cevabını merak etmiş ve karakterlerini belli esaslara göre tasarlamıştır.

Bu konuda Avusturyalı biyolog Konrad Lorenz de geçen yüzyılın ortalarında bazı çalışmalar yaptı. Nazi toplama kamplarında psikolog olarak çalışırken arta kalan vakitlerinde bazı şeyleri sevimli yapan özelliklere de merak saldı ve bunun sonucunda bu özellikleri sıraladığı bir kinderschema listesi ortaya koydu.

  • Vücuda oranla büyük ve yuvarlak bir kafa
  • Geniş ve öne çıkıntılı alın
  • Surata oranla büyük gözler
  • Suratın aşağı kısımlarında gözler
  • Yuvarlak ve çıkıntılı yanaklar
  • Yuvarlak vücut hatları
  • Yumuşak ve esnek vücut yüzeyleri

Bu etolojistlerin bulguları aslında bebeklerin özelliklerini altalta yazmaktan ibaretmiş gibi görünüyor. Ancak etolojistlerin ve biyologların bulmaya çalıştıkları, neyin sevimli olduğundan çok bazı şeyler neden sevimlidir sorusunun cevabı.

Bu Özellikleri Taşıyanlar Neden Sevimlidir?

Bu sevimlilik göstergeleri genelde bebek olmak, savunmasızlık, zararsızlık ve muhtaçlık belirten özellikler. Bilim insanları bu özelliklerin dikkatle incelenirse evrimsel açıdan mantıklı olduğunu belirtiyor. Biz insanların yavruları acınası derecede çaresiz halde dünyaya geliyor. Bir yetişkinin yardımı olmadan süt emmek için kafalarını bile kaldırmaktan aciz bu yavrular ile yetişkinlerin bu şekilde birbirlerine bağlanması gerekiyor ki bebeğin herhangi bir ihtiyacı ortaya çıktığında hemen karşılanabilsin.

Bilim insanları, insanoğlunun sevimlilik çıtasını çok aşağıya çektiklerini söylüyor. Öyle ki insanlar, bir insan bebeğine hatta bebeğin bir parçasına benzeyen her şeyi sevimli olarak addediyor. Bu da neredeyse tüm memeli yavrularını, pofuduk kuşları, bazı tüylü tırtılları, uçan bir balonu, yuvarlak bir taşı ve hatta parantez işareti yanına konulmuş iki nokta işaretini sevimli bulmamıza sebep oluyor 🙂

Bir hayvan ya da bir cisimdeki sevimlilik belirtileri ne kadar çok ve güçlü olursa, o kadar şiddetli bir mıncırma hissi ve cıyaklayarak sevme dürtüsü ortaya çıkıyor.

Sevimlilik Güzellikten Çok Farklı

Araştırmacılara göre sevimlilik, güzellikten farklı bir sıfat. Sevimlilikte yuvarlak hatlar varken güzellik heykel gibi olmayı gerektiriyor. Aynı şekilde birinde yumuşaklık, birinde zariflik öne çıkıyor. Sakar ve şapşal olan sevimli sayılırken güzel olana yakıştıramıyoruz. Güzellik hayranlığı gerektirirken sevimlilik şefkat hissi uyandırıyor ve kucaklayasımız geliyor. Güzellik nadir ve bir sivilceyle bozulabilecek kadar umarsızken sevimlilik gösterişsiz bir sadelikle beraber bulunabiliyor.

Her ne kadar sevimlilik olgusunun mantıklı bir açıklaması olsa da bilim dünyası bu algının sırlarını ve kaynağını yeni yeni ortaya çıkarıyor. Yapılan yeni araştırmalar sevimli resimlerin beyindeki haz merkezini uyardığını gösteriyor. Beynin bu merkezini aynı zamanda lezzetli bir yemek, cinsellik veya kokain gibi uyuşturucular da uyarıyor.

İnsan Bebekleri Neden Sevimlidir

Büyük beyinlerimiz nedeniyle, insan yavrularının kafaları kocaman. Ayrıca bebeklerin ilk aylarda beyinleri büyümeye devam ettiği için kafatası kemikleri esnek ve birbirlerine kaynamamış durumda; böylelikle kafaları yuvarlak hatlara sahip. Yetişkinlere göre bebeklerin gözleri ve kulakları suratlarının daha aşağısında konumlanmış durumda. Çene ve elmacık kemikleri geliştikçe gözler ve kulaklar daha yukarı doğru kayıyor.

Mesela pandaların gözleri etrafındaki siyahlık, gözler sanki daha aşağıdaymış gibi bir illüzyon yaratır. Aşağıdaki resimde de görüldüğü gibi bu siyah makyajları olmadan pandalar o kadar da sevimli değiller.

Pandaların gözleri etrafındaki siyahlık, gözler sanki daha aşağıdaymış gibi bir illüzyon yaratır. Gözlerindeki siyah makyajları olmadan pandalar o kadar da sevimli değiller.

İnsan yavrularının gözleri öne doğru bakar. Hatta burun kemikleri henüz tam olarak gelişmediği için yetişkinlere nazaran daha önde bulunur. Aynı şekilde en sevdiğimiz Disney karakterlerinin de gözleri böyledir. Üstelik normalde gözleri yanda bulunan fare ve ördekler de daha sevimli olmaları açısından gözleri öndeymiş gibi resmedilir.

Disney karakterleri daha sevimli olabilmek için yıllar boyunca değişmiştir.

Bebeklerin burunlarındaki kıkırdak doku yumuşak haldedir. Bu nedenle çoğu bebeğin fındık gibi burnu vardır. Bebeklerin ciltleri de gergin değil, aksine büyüyecekleri için gevşek ve boldur. Bebeklerin bu bol ve gevşek ambalajı onların yuvarlak şekillerini daha da öne çıkarır.

Bebeklerin hareketleri de epey sakar ve beceriksiz görünür. Çünkü vücutlarındaki çift taraflı kas gruplarını koordine etmeyi öğrenmeleri birkaç yıllık alıştırma gerektirir. Yürümeye başladıklarında yavrular sağ ve sol adımları arasında dengelerini sağlamada çok zorlanırlar. Yürüyüşleri ileri yönlü olduğu kadar yanlara doğru salınmayı da içerir. Bu nedenle penguenlerin paytak yürüyüşlerini bebeklerin yürüyüşüne benzeterek sevimli buluruz.

Bebeklerin paytak yürüyüşü, sakar tavırları bizlere sevimli geliyor.

Bebeklere Benzeyen Herşeyi Sevimli Buluyoruz

Biz insanlar da bebeklerimizi ve hatta bebeklerimize benzeyen herşeyi sevmeye programlanmışız. Sevimli bulduğumuz bir şeyle karşılaştığımızda öfkeliysek bile yatışıp koruyucu bir tepki veriyoruz. Bu durumun sebeplerini açıklamaya çalışan evrimsel biyoloji kavramlarına göre bu tepkilerimizin kökeni insan yavrularının zayıflığına dayanıyor. Diğer hayvanların aksine insan yavruları hayatta kalabilmeleri için doğar doğmaz bakıma muhtaç halde bulunur; beslenmeli, korunmalı ve sarıp sarmalanmalıdırlar. Yalnızca kendi yavrularımıza değil tüm insan bebeklerine de bu şekilde davranabiliriz. En azından kendimizi, tanımadığımız bir bebeği güldürmek için şebeklik yaparken bulabiliriz.

Bu cicim ayları, insan yavrusu ergenliğe girene kadar sürebilir. Sonrasında bu yavrunun yetişkin gözetimine ihtiyacı kalmadığı düşünüldüğü için sevimlilik karşısında verilen tepkiler sona ermiş olur. Bir başka yazıda belki de bebekler neden sevimlidir sorusunu değil ergenler neden sevimsizdir sorusunu incelemeliyiz.

Sevimlilik etkisinin farkında olan çizerler de karakterlerini güncelliyorlar

İnsani özelliklerin hayvan karakterlerine aktarılması animasyon ve karikatür dünyasında çokça rastladığımız bir durum. Gerçek hayatta da insanların kindershema özelliklerine olan düşkünlüğü bazı hayvanlar için geçerli olabiliyor. Çünkü bazı hayvanlar bebeklere ait pek çok sevimli özelliğe sahip olabiliyor.

Hatta bazıları tüylü pofuduk olmayı da sevimlilik özellikleri arasında sayıyor. Bu nedenle biz bazı hayvanlara evimizi açıyor onları arkadaşımız gibi görüyoruz. Bazılarını ise ağır işlerde kullanıyoruz. Bazı hayvanları yemek aklımıza bile gelmezken, balıklar gibi bazı hayvanları da hiç gocunmadan afiyetle yiyoruz. Böcekler gibi bazı türleri ise toplu katliamlarla yok etmekten çekinmiyoruz.

Belki de esas soru bebekler neden sevimlidir sorusu değil. Çünkü bebeklerimiz farklı bir şeye benzeseydi bu sefer de onları sevimli bulacaktık. Ancak adeta sevimli ırkçlığı yapan insanoğlunu enayi gibi hissettirebilecek bir durum daha var. Güzel ve sevimli olana tanıdığımız ayrıcalıklar, sinema ve tasarım dünyasında pazarlama taktiği olarak kullanılıyor.

Her birimizin birçok farklı yönleri olsa da sevimli ve güzele olan düşkünlüğümüz ortak yönümüz. Bu ortak yönümüzü kullanarak tepkilerimizi kontrol etmeyi hedefleyen pazarlama tekniklerini daha sonraki yazılarımızda inceleyeceğiz.

Yaşam hakkında daha fazlası için Tıklayın.

Kaynaklar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: