Bilim İnsanları Bilinç ve Beyin İlişkisini Bulduklarını İddia Ediyor

Çığır açan bir bulgu, bilinçli düşüncenin gizemini çözebilir. Araştırmacılar, bilinç ve beyin ilişkisi ile ilgili, beyin genelinde ortaya çıkan bir aktivite modeli bulduklarını belirtiyorlar.

Bilinç ve Beyin

William Carpenter adlı bir doktor, 19.yüzyılın ortalarında, beyinde yer alan “duyusal ganglion” adı verilen bir bölgenin “bilinçlenme yeri” olduğunu teori olarak ortaya attı. Fakat kendisi yanılıyordu. Kendisinin duyusal ganglion olarak tanımını yaptığı bölge daha sonra talamus ismini aldı. Talamus olarak adlandırıldığından beri de o bölgenin duyularımız için daha çok bir dağıtım panosu olduğunu biliyoruz. Ancak bilincin nereden geldiği konusu gizemini korumaya devam ediyordu.

Nihayet bu konuyla ilgili bir cevap bulmuş olabiliriz. Amerika ve Avrupa’da bulunan üniversiteler ve hastanelerden oluşan uluslararası bir nörobilimci ekibi, bilinç için nörolojik imzayı belirlediklerini söylüyor. Araştırmacılar, beynin bilinçten sorumlu olan belirli bir bölgesinden ziyade, beyin genelinde insanların yalnızca uyanık ve duyarlı olduklarında ortaya çıkan bir aktivite modeli bulduklarını belirtiyorlar.

Beyin Taramaları

Bilim insanları anlaşılması zor bilinç modelini izleyebilmek için, Liege, New York, Ontario ve Paris’ten 159 insanın beynini “Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme” (fMRI) sistemiyle taradılar. Bu sistem, nörobilim araştırmalarında, sadece beynin yapısını değil, aynı zamanda aktivite seviyesini de ortaya çıkaran ortak bir araçtır.

İncelenen insanlara mental olarak daha rahat oldukları bir zamanda, zihinsel bir göreve odaklanma talimatı verildi. Sağlıklı insanların beyin taramaları; aldıkları beyin hasarı sonrası komada tepkisiz uyanıklık sendromuyla bırakılan insanlarla, uyanık olan fakat tepkisiz kalan insanlarla karşılaştırıldı. Karşılaştırmaya ayrıca minimal bilinçli durumda olan insanlar da eklendi. Minimal bilinçteki bu insanlar komada bulunan ile sağlıklı halde bulunan insanlar arasında orta bir sınıfı oluşturmaktaydı.

İlk model ve en karmaşık olanı, beynin geniş bir alanı boyunca yüksek düzeyde, verimli bir koordinasyon gösterdi. Araştırmaya göre uyanık ve sağlıklı olan katılımcılarda bu model daha yaygındı. Ancak tepkisiz uyanıklık sendromunda ve minimal bilinçli durumda olanlarda daha azdı.

Tepki vermeyen insanların beyinlerinde, daha az karmaşık olan ve beynin daha az sayıdaki bölgesine bağlı olan yani beyin içinde daha düşük bir koordinasyon düzeyine işaret eden ayrı bir model ortaya çıktı.

Araştırma sonunda bulunan diğer iki model ise araştırmacılar tarafından arada kalan geçiş modelleri olarak değerlendiriliyor.

Sinirbilimci ekibin, insanın bilinç düzeyi ile ilişkilendirilen dört farklı nörolojik aktivite modelini nasıl ayırdığını anlatan bulgular, Science Advances dergisinde yayınlandı.

Bilinç Olgusu

Araştırmacılar çalışmanın sonunda bilinç olgusunun, beynin çeşitli özel loblarında ve kortekslerinde, bilginin uyum içinde işlenmesi yeteneği olduğunda karara vardı. Ayrıca insanın odağını kaybetmesi gibi daha az bilinçli olduğu durumlarda, beyin aktivitesinin, beyin içindeki daha yerel bağlantılarla sınırlı olup daha izole olduğu öne sürülüyor.

Sinirbilimciler ekibi, buldukları bu modellerin yaralanma, uyuşturucu veya diğer faktörler yoluyla nasıl değişebileceğini araştırmaya yönelik bir çağrı ile makalelerini bitiriyor.

Şimdilik en azından bilinci oluşturan beyin aktivitesini nerede bulacağımızı biliyor gibiyiz.

Bilim hakkında daha fazlası için Tıklayın.

Kaynak

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: