Böcekler Acı Çeker Mi?

Böcekler acı çeker mi sorusunun cevabı, onlara yönelik muamelelerimizi belirlemek açısından önemli. Bu nedenle insanlar diğer canlıların acı çekip çekmediği konusunda uzunca bir süredir düşünüyorlar.

Fransız filozof René Descartes hayvanların şuur sahibi olmadıkları için, insanlar gibi acı çekmediğini öne sürüyordu. Buna karşın İngiliz düşünür Jeremy Bentham ise, hayvanlara olan davranışlarımızın belirlenmesinde esas önemli olan şeyin hayvanların akıl yürütüp konuşabilmeleri değil, acı çekip çekmemeleri olduğunu belirtiyordu.

Konu hakkında yapılan bilimsel çalışmalar, tüm memelilerin acı çektiğini ortaya koyuyor. Hatta fare, sıçan, tavşan, kedi ve atlar gibi bazı hayvanlar, rahatsız edici bir uyaran karşısında insanlarınkine benzeyen bir yüz ifadesi takınabiliyor. Belki de bu sayede insanlar acı çeken memeli hayvanlarla empati kurabiliyor.

Nasıl Acı Duyarız?

Omurgasızlarda ise acı çekme konusu biraz tartışmalı. Acı çekmek için iki temel bileşene ihtiyacımız var. Bunların ilki nosiseptörler. Nosiseptörler, acı verici bir uyaran karşısında vücutta bir refleks yaratan reseptörlerdir. Diğer bileşen de acıyı deneyimlemek; yani nosiseptörler vasıtasıyla algılanan şeyin duygusal yorumunu gerçekleştirmek.

Acı kişisel ve duygusal bir deneyim. Bu nedenle başka hayvanlardaki (aynı zamanda başka insanlardaki) ağrı veya acı ölçülemiyor. Ancak acı deneyiminin kendisi olmasa da, acı verici olduğu varsayılan bir uyaran karşısındaki tepkiler ölçülebiliyor.

Her ne kadar bazı insanlar doğuştan acıyı hissedemiyor olsa da (bkz:konjenital ağrıya duyarsızlık sendromu) geri kalanımızın beyinlerindeki neokorteks bölgesi acıyı deneyimleme konusunda temel bir rol oynuyor. Bu nedenle neokorteksi bulunmayan herhangi bir canlı türünün acıyı hissedemeyeceği ileri sürülüyor. Ancak acıyı deneyimlemek için bazı canlıların beyinlerinde başka türlü yapılar bulunabilir. Nitekim insanlardaki gibi görme korteksi bulunmayan bazı kabuklu hayvanlar yine de görebilme yeteneğine sahipler.

böcekler acı
Bir örümceğin sinir sistemi resimde mavi renkte gösteriliyor.

İnsanlarda acı reseptörleri vasıtasıyla toplanan sinyaller omurilikten beynimize ulaşıyor. Beyinde talamus acı sinyallerini yorumlanması için çeşitli bölgelere dağıtıyor. Beyin kabuğu bu sinyalleri daha önce yaşadığımız acılarla karşılaştırıp kategorize ediyor. Limbik sistemimiz de acı karşısındaki duygusal tepkilerimizi yönetiyor. Böcekler ise bizim gibi karmaşık bir sinir sistemine sahip değil. Şu ana dek onlarda acıyı yorumlayabilecek bir yapı da bulunamadı.

Karmaşık sinir sistemimiz sayesinde biz insanlar aynı zamanda acı deneyimleyip öğreniyoruz ve gelecekte tekrar acı çekmemek için davranışlarımızı değiştiriyoruz. Küçüklüğümüzde elimizi sobaya basıp yakmış isek öğreniriz ki “su insanı boğar, ateş yakarmış.” Öğrenebilmek bizim için önemli çünkü biz insanlar acılarla büyüyoruz.

Acı çekme yeteneği böceklere faydadan çok zarar verecektir.

Buna karşın böceklerin davranışları daha çok genetik tarafından belirleniyor. Diğer bir deyişle böcekler belirli şekilde davranmaları için önceden programlanmış birer robot gibi görülebilir. Gerçekten de kısacık ömürlerinde acı çekmeyi öğrenmek ve gelecekte öğrendikleri ile zarar verici şeylerden kaçınmaya çalışmak böceklere bir fayda sağlamıyor.

Böcekler Acı Çekebilirler Mi?

Böceklerin acı çekmediğine dair en açık delil ise onların davranışlarını gözlemleyerek bulunabilir. Gerçekten de onlar, acı verici olması beklenen durumlara bizler gibi tepki vermiyor. Canlı canlı yenilmekte olan çekirge beslenmeyi sürdürüyor. Videoda da görüldüğü gibi, dişisi tarafından kafası yenilmekte olan erkek peygamber devesi, ölüm anına kadar çiftleşmeye devam edebiliyor.

Böcekler acı verici uyaran karşısında bizim gibi tepki vermiyorlar.

Böceklerin bizim gibi acı çekmediklerini kabul etsek bile, elbette bu bizim onlara merhamet göstermeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Böcekleri öldürmek zorunda kaldığımızda, bunun en insani yolunu bulmalıyız. Bu konuda böcek ötanazisi yöntemlerini araştıran düşünceli insanlar mevcut. İnsanlar böcek dostlarıyla iyi geçinmek zorunda, aksi takdirde kıyametimizi kendi ellerimizle hazırlıyor olacağız.

Yaşam hakkında daha fazlası için Tıklayınız.

Kaynak

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: