Ekolojik Kıyamet Yaklaşıyor: Böceklerin Soyu Tükenebilir

Bu hızla devam ederse bu yüzyılın sonunda böcekler yeryüzünden silinebilir. Eğer buna engel olamazsak ciddi bir ekolojik kıyamet tehlikesi kapımızda.

Ekolojik Kıyamet Kapımızda

Dünyadaki böcekler hızla yok oluyor. Öyle ki böcek türlerinin üçte biri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Diğer memeli hayvanlar, kuşlar ve sürüngenlere göre böceklerin soylarının tükenme oranı sekiz kat daha fazla.

Diğer hayvanlar da nesillerinin tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olsa da bu oran böceklerde çok daha fazla.

En iyimser tahminlere göre böceklerin toplam kütlesi yılda %2,5 oranında azalıyor. Bu orana göre önümüzdeki yüzyıl içerisinde böcekler tamamen yok olabilir.

Böcekler canlılar içinde en çeşitli ve en kalabalık türlerden biri. Öyle ki dünyadaki böceklerin toplam kütlesi insanların toplamından 17 kez daha ağır. Ayrıca böcekler ekosistemin düzgün işlemesi için çok önemli roller oynuyor. Hem diğer hayvanların gıdası olması, hem çiçeklerin polenlerini taşıması hem de atık gıda maddelerini geri dönüştürmesi ekolojik sistemi ayakta tutuyor. Yani bu ekosistemden böcekleri çekip alırsak ekolojik kıyamet kaçınılmaz olacaktır.

Böcekler Hızla Yok Oluyor

Daha önce Almanya’da yapılan araştırmalar kanatlı böceklerin son 25 yılda %75 oranında yok olduğunu ortaya koymuştu. Aynı şekilde Porto Riko’ya 35 yıl sonra geri dönen araştırmacılar yer böceklerinin %98’inin ortadan kaybolduğunu belirtmişlerdi. Ancak son yapılan araştırmalar sorunun küresel olduğunu gözler önüne seriyor.

Gıda üretme yöntemlerimizi değiştirmediğimiz sürece, birkaç yıl içerisinde böcekler toplu olarak yok olacak. Bu gezegenimizin ekosistemine de yansıyacak ve en hafif tabirle bir felakete yol açacak. Bu ekolojik kıyamet insanoğlunu yeryüzünden silebilir.

Biological Conservation dergisinde yayınlanan makaleye göre böcek nüfusunda bu düşüşün temel nedeni yoğun tarım faaliyetleri. Özellikle de zirai ilaçların çok miktarda kullanılması. Kentleşme ve iklim değişikliği de ayrıca önemli faktörler olarak görülüyor.

Makalenin yazarı Sidney Üniversitesi’nden Francisco Sánchez-Bayo eğer böcek kayıplarını durduramazsak bunun felaketle sonuçlanacağını söylüyor. Ona göre son 25 yıldaki yıllık %2,5 kayıp oranı şok edici bir oran çünkü bu şekilde devam ederse 10 yılda böcek türlerinin çeyreği yok olacak. 50 yıl sonra ancak yarısı kalacak, 100 yıl sonra ise hiç böcek kalmayacak.

Öngörülere göre, böceklerin ortadan kaybolması ilk olarak böcek yiyen kuş türleri, sürüngenler, amfibiyanlar ve balıklar için büyük bir darbe olacak. Bu hayvanların gıda kaynakları yok olunca bu hayvanlar da açlıktan ölmeye başlayacaklar. Hatta bu türden zincirleme etkiler Porto Riko’da görülmeye başlandı bile. Yerdeki böcekler yok olunca bölgedeki kuşlar ve kurbağaların sayısı da %50-65 oranında azaldı.

Kelebekler ve Güveler En Büyük Darbeyi Alan Türler

Günümüze kadar yapılan 73 farklı araştırmayı analiz eden yeni bir araştırmaya göre kelebekler ve güveler en büyük darbeyi alan türler. Örneğin İngiltere’nin tarım arazilerindeki yaygın kelebek türleri, 2000-2009 yılları arasında %58 azalmış durumda.

Aynı şekilde arılar da ciddi şekilde etkilendi. Öyle ki Oklahoma’da 1949 yılında var olan yaban arısı türlerinden yalnızca yarısı günümüze kadar gelebildi. ABD’de bal arısı kolonileri 1947’de 6 milyon civarındaydı ancak o günden beri 3,5 milyonu kayboldu. Pek çok sinek, karınca, yaprak biti türleri ile ilgili elimizde yeterli veri dahi yok. Ancak bu türlerin de aynı kaderi paylaşmadıklarını düşündürecek bir neden de bulunmuyor.

Az sayıda böcek türü sayısını artırabilmiş durumda. Fakat diğer kayıpları telafi edebilecek kadar değil. Bu türler zirai ilaçlar gibi tehditlere dayanıklı oldukları için hayatta kalabiliyor.

Nesli tükenmekte olan böcek türleri

Endüstriyel Tarım

Araştırmacılar bu durumun tarım faaliyetleri nedeniyle gerçekleştiğini belirtiyor. Arazi çevresindeki tüm ağaçlar ve çalılar kesiliyor ve geriye yalnızca sentetik gübrelerle ve zirai ilaçlarla dolu tarla kalıyor. Tüm bunlar nedeniyle 1900’lü yılların başından itibaren böcekler yok olmaya başladı. Günümüzde ise artık tehlike çanları çalıyor.

Son 20 yıldır neonikotinoid ve fibronil içeren yeni tür böcek ilaçları kullanıldığı için böcek türleri direnemiyor. Toprağı sterilize eden bu tür ilaçlar böcek larvalarını tamamen öldürüyor.

Araştırmacılar tarımsal üretim yöntemlerinin değişmesi gerektiğini söylüyor. Organik tarım sayesinde böcekler de yaşamlarını sürdürebiliyor. Geçmişte sürekli tarım ilacı kullanma yerine zaman zaman ilaç kullanıldığı dönemlerde, bu kadar böcek kırımı da yaşanmıyordu. Tüm bu göstergeler geleneksel tarım yerine endüstriyel tarıma geçişin ekosisteme zarar verdiğini de gösteriyor.

Endüstriyel tarımın çok gelişmediği tropik bölgelerde de böcek sayısı düşüyor. Bunun sebebi ise küresel ısınma olarak görülüyor. Böcekler Porto Riko gibi bölgelerde artan sıcaklıklara uyum sağlayamıyor.

Böceklerle aramızı düzeltmek için hala çok geç değil.

İnsanların aşırı çoğalması ve aşırı tüketim ihtiyaçları nedeniyle böcekler yok oluyor. Halbuki arılar gibi çiçeklerin polenlerini taşıyarak bitkilerin çoğalmasına yardım eden, solucanlar gibi toprağı işleyen, gübre böcekleri gibi atık besinleri geri dönüştüren, zararlı böceklerle beslenip bitkileri koruyan dostlarımızı kaybedersek geri dönüşü olmayan bir yola girmiş oluruz.

Böcekler ekosistemdeki besin zincirinin temelinde bulunuyor. Gelecek yıllarda bu miktarlarda böcek kaybı yaşanmaya devam ederse ekolojik bir kıyamet yaşanması kaçınılmaz görülüyor. İster sevin ister nefret edin, insanlık böcekler olmadan hayatta kalamaz.

Biyoloji hakkında daha fazlası için tıklayın.

Kaynak

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: