Kanser Kök Hücresi : Çıbanın Başı

0 234

Kanserin kaynağı tek bir hücre olabilir. Kanser Kök Hücresi ile başa çıkabilirsek, kanser tedavisinde yeni bir çağ açılabilir.

Kanser çağımızın en korkutucu ve büyük oranda tedavisi henüz bulunmayan bir hastalık. Kemoterapi ve radyasyonun zehirli yan etkileri çoğu zaman hastalığın kendisi kadar kötü görülebiliyor. Üstelik tedavi sonrası tümörlerin tekrar ortaya çıkma ihtimali de bulunuyor.

Kanser tedavisi hala orta çağ tedavi yöntemlerinden kes-yak-zehirle stratejisini izliyor. Eğer kanserli doku kesilip alınamıyorsa radyasyonla yakılıyor ya da kemoterapi ile zehirleniyor.

Bu nedenle kanser tedavisi de ürkütücü bir imaj çiziyor. Dünyadaki her 6 ölümden birinin sebebi olan kanserin kısıtlı sayıda tedavi seçeneği bulunuyor.

Kanser tedavisi geliştiremiyoruz. Bunun sebebi belki de klinik araştırmalardaki düşük başarı oranı. Yeni kanser ilaçlarının neredeyse %95-98’i, Faz-3 evresinde mevcut kanser tedavi yöntemleri ile karşılaştırıldığında başarısız oluyor. Bu istatistikler oldukça sarsıcı olsa da ilaç firmaları çalışmalarını sürdürmekte. Öyle ki başka hiçbir iş kolu bu denli kötü istatistiklere rağmen ayakta kalamaz.

Kanser Hastalığının Ortaya Çıkmasında Olağan Şüpheli: Kanser Kök Hücresi

Çoğu ilaç, kanserin temel sebebini değil kanserli hücreler yığınını hedef alıyor. Yani kanserin temel sebebi olan kanser kök hücresi bir şekilde kendini kurtarıyor. Kanser kök hücresi aynı zamanda tümör başlatıcı hücre olarak da adlandırılıyor. Tümör içerisinde bulunan ve yeni bir tümör oluşturabilecek yegane hücreler bunlardır.

Tümörlerin büyüyüp gelişmelerini engellemek için özellikle bu kanser kök hücrelerini hedef alan yeni kanser tedavilerine ihtiyaç duyuyoruz. Ancak bunun için öncelikle hedefi netleştirmek gerekiyor.

Yeni yapılan araştırmalar bu hedefi bulmuş olabilir. Çeşitli kanserli dokular içerisinde izole edilmiş halde kanserin asıl hücreleri tespit edildi.

Yapılan deneylere göre kanserli meme tümöründen elde edilen hücrelerin %0.2’si kendine has bazı özellikleri olan kanser kök hücresi ; Çok büyük miktarda enerji üretiyorlar ve çok hızlı yayılıyorlar. Araştırmacılar bu hücrelerin, yaşlanmaktan bir şekilde kurtulmuş olan kanser asıl hücresine benzediklerini düşünüyor. Normalde hücreler doğal bir şekilde yaşlanarak ölürler ve bu da sağlıklı bir yaşam döngüsü anlamına gelir.

Araştırmacılara göre bunlar, hücrelerin kontrolsüz şekilde bölünmeleri neticesinde tümörlerin oluşmasına yol açan ilk kanser hücreleri olabilir.

Bu kanser kök hücreleri herhangi bir dokuya tutunmadan bağımsız bir şekilde büyüyorlar. Metastaz da bu şekilde oluşuyor ve kan damarları ve lenf sistemi vasıtasıyla yayılıyor. Bu hücrelere ait bu özellikler de kanser tedavisinde onları ilk hedef haline getiriyor.

Şans eseri bu hücreler doğal hallerinde fosfor gibi parlıyorlar. Bu sayede onları bulmak kolaylaşıyor.

Onları bulduk bulmasına ama şimdi de onlara nasıl davranacağımızı bulmamız gerekiyor. Umarız bu kanser kök hücrelerini hedef alan ilaçları bulmak, onları bulmaktan daha kolay olur.

Nasıl Mücadele Edilebilir?

Araştırma ekibi yeni makalesinde, bu hücrelerin mitokondri baskılayıcı ilaçlarla ya da Ribociclib gibi hücre döngüsü baskılayıcı ilaçlarla kolayca durdurulup yayılmalarının engellenebileceğini söylüyor. Belki de ilaç firmaları araştırmalarında kanser kök hücrelerine yoğunlaşarak ilaç geliştirebilir.

Eğer enerjik kanser kök hücrelerine (e-CSCs) yoğunlaşırsak, vücudun tüm hücreleri yerine doğrudan hedef hücrelere odaklanabileceğiz. Bu sayede kanseri, diyabet gibi idare edilebilir kronik bir hastalığa dönüştürmemiz mümkün olabilir.

Umuyoruz ki kanser tedavisinde yeni ve umut vadeden bir yola girmiş oluruz.

Daha fazla sağlık haberi için tıklayın.

Kaynak

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: