Nükleer Kıyamet Senaryosu: “Nükleer Sonbahar”

Atomun enerjisini kullanmayı öğrenen insanoğlu, gerçekleştireceği tek bir nükleer patlama ile Nükleer Kıyamet Senaryosunu tetikleyebilir. Tahminlere göre yaşanacak böyle bir felaket sonrası, Dünya atmosferine saçılan parçacıklar bir milyar insanın ölmesine neden olabilir.

Nükleer Kıyamet

Nükleer bir saldırının potansiyel sonuçlarını inceleyen birçok öngörü, olayın hemen ardından gerçekleşen ölümlere ya da sonrasındaki radyoaktif etkilere odaklanır.

Nebraska-Lincoln Üniversitesi’nden bir ekip, nükleer bir patlamanın küresel iklim modeli üzerindeki etkilerine daha geniş bir çerçeveden baktı. Sonuçlar biraz korkutucuydu.

Takımın araştırması, daha önce yaşanan klasik Soğuk Savaş paradigmasından esinlenerek yapıldı. Bilindiği gibi soğuk savaş döneminde Birleşik Devletler ve Sovyetler Birliği, karşılıklı olarak birbirlerini imha etme ihtimalinin sürekli baskın olduğu bir duraklamada kalmıştı.

Günümüzde durum biraz daha vahim görünüyor. Çünkü an itibariyle birçok küçük ve potansiyel olarak kararsız ulus devlet nükleer silahları elde etmiş durumda. Bu da nükleer bir saldırının, Dünya çapında daha geniş etkilerinin ne olacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Bu soru üzerine yapılan çalışma, 1300 km²’lik kentsel alanın nükleer bir felaketten etkilenmesi sonucu, atmosferin stratosfer tabakasına 5 milyon metrik ton (5 milyar kg)’dan fazla siyah karbon parçacığın yayılacağı hesaplanan, önceki nükleer savaş simülasyonları doğrultusunda genişletildi.

Nükleer Kış

Bu simülasyonlar, 20.Yüzyıl Soğuk Savaş paniğinin bize öğrettiği felaket olan “Nükleer Kış”ı* öngörmüyor. Onun yerine biraz daha ılımlı olan bir “Nükleer Sonbahar” senaryosunu tahmin ediyor.

*Nükleer Kış: Nükleer bir savaş sırasında, Dünya atmosferine giren parçacıklardan dolayı kararan Dünya’nın iklim modellerini inceleyen bir teori.

Yapılan yeni çalışmada, 5 milyon metrik ton siyah karbonun stratosfere yayılması durumunda, küresel yağışta belirli bölgelerde %20 ila %80 arasında olmak üzere, önemli bir düşüşün yaşanacağı tahmin ediliyor. Bu da büyüme mevsimi potansiyelinin beş yıla kadar, yılda 10 gün ila 40 gün düşmesiyle, gezegenin toplam tarımsal üretim hacmini etkileyecektir. Çalışma, bu tür bir iklim değişikliğinden kaynaklanan kıtlığın, bir milyar insanı öldürebileceğini tahmin ediyor.

Hiroşima

Çalışmanın ana noktası, mevcut Dünya nükleer silah stoklarına bakarak muhtemel patlama şiddetini tahmin ediyor. 5 milyon metrik ton siyah karbon salınmasına neden olacak 1300 km² alanın etkilenmesi için kaç tane patlamaya ihtiyaç duyulacağı konusunda bir varsayımda bulunuyor.

Çalışma için Hiroşima’ya atılan 15 kilotonluk (1 milyon kg) ve 13 km²’lik bir alanı tahrip eden nükleer bomba referans olarak alındı. Bu tür bir bombadan 100 adet patlatılmasının, nükleer bir sonbahar senaryosuna yol açacağı düşünülüyor.

nükleer kıyamet

Daha Güçlü Nükleer Silahlar

Ancak şu anda çok daha güçlü silahlarımız var. ABD, Rusya ve Çin’in sahip olduğu nükleer silah kapasiteleri ve bu silahların güçleri incelendiğinde, bu felaket senaryosunun beşten daha az bombayla bile tetiklenebileceği tespit ediliyor.

En önemlisi, 5 megatonluk bir canavar olan, Çin’in en güçlü nükleer silahının tek bir patlamayla bile Dünya’yı “nükleer sonbahar”a gönderebileceği sonucu karşımızda duruyor. Çin’de bu silahtan 20 adet bulunuyor.

Parametrelerin çokluğu bu çalışmaları kesin olmaktan uzak kılıyor. Bilim insanları 30 yıldır nükleer kıyamet iddialarının doğruluğunu tartışıyorlar. Büyük bir nükleer patlamadan dolayı gerçekte ne kadar yanıcı malzemenin stratosfere dağılacağı, atmosferde ne kadar kalacağı ve somut etkilerin ne olacağı konularında tartışmalar sürüyor.

Bahsedilen bu nükleer senaryo öngörüleri, ne yazık ki gerçekten yaşanacak büyük bir patlama durumunda çözülebilecek bilinmezliklerden oluşuyor. Tabii ki hiç kimse böyle bir bilinmezi kanıtlamak için bunun olmasını istemez.

Araştırmanın öncüsü Adam Liska, bu araştırmanın nükleer patlamaların potansiyel etkilerini anlamamıza yardımcı olabileceğini ve en kötü senaryoda küresel etkileri azaltmaya çalışabileceğini umuyor.

Bilim hakkında daha fazlası için Tıklayın.

Kaynak

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: