Okyanusların Rengi 21.Yüzyıl Sonuna Kadar Değişecek

Okyanusların rengi fitoplankton topluluklarındaki iklim kaynaklı değişiklikler nedeniyle farklılaşıyor. Öngörüler Dünya okyanuslarının mavi ve yeşil bölgelerinin yoğunlaşacağını söylüyor. Yapılan modellemeye göre okyanusların rengi 21.yüzyılın sonuna kadar değişecek.
Fitoplankton: Hareket yeteneği akıntıya bağlı olan canlılara verilen genel isim.

İklim Değişikliği

İklim değişikliği fitoplanktonlarda önemli değişikliklere neden oluyor. Massachusetts İnstitute of Technology (MIT) tarafından yapılan yeni bir çalışma, önümüzdeki yıllarda yaşanacak olan bu değişikliklerin mavi ve yeşil bölgelerin yoğunlaşması suretiyle okyanusların renginin değişeceğini gösterdi.

Nature Communications’ta yayınlanan bir yazıda, araştırmacılar konu ile ilgili global bir model geliştirdiklerini belirtiyor. Model ile farklı fitoplanktonların büyüme ve etkileşimi, çeşitli bölgelerdeki farklı türlerin, Dünya genelindeki sıcaklıkların artmasıyla nasıl değiştiği simüle edilmekte. Araştırmacılar ayrıca fitoplanktonların ışığı emme ve yansıtma şeklini de simüle etmekte. Simülasyon küresel ısınma tarafından fitoplanktonların yapısı etkilenirken okyanusların renginin bundan nasıl etkilendiğini gösteriyor.

Modeli 21.yüzyılın sonlarına doğru çalıştıran araştırmacılar, 21.yüzyılın sonlarına kadar Dünya okyanuslarının %50’den fazlasının iklim değişikliğinden ötürü renk değiştireceğini tespit etti.

Yapılan çalışma, ilerleyen yıllarda mavi olan subtropikal bölgelerde genel olarak daha az yaşam olması sebebiyle fitoplanktonların daha az bulunacağını ve bu bölgelerin günümüze kıyasla daha mavi görüneceğini öne sürüyor. Kutup bölgeleri gibi daha yeşil olan bölgeler ise sıcaklık artışından ötürü gelişen fitoplanktonlar nedeniyle daha yeşil hale gelebilir.

Araştırma ekibinin başı Stephanie Dutkiewicz, modelin öne sürdüğü modelin çıplak gözle görülemeyeceğini ancak, fitoplanktonların desteklediği yiyecek ağının etkilenmesinden dolayı yeterince farklı olacağını belirtiyor.

okyanusların rengi

Klorofil Sayısı ve Okyanusların Rengi

Okyanusun rengi, güneş ışığının suda bulunan maddelerle nasıl etkileşime girdiğine bağlıdır. Su molekülleri, ışığın mavi dalga boylu kısmı dışındaki hemen hemen tüm güneş ışığını emerken, mavi renkli ışığı yansıtır. Bundan dolayı uzaydan bakıldığında açık okyanuslar nispeten daha koyu mavi olarak görülmektedir. Eğer okyanuslarda herhangi bir organizma bulunursa, organizmanın bireysel özelliklerine bağlı olarak ışığın farklı dalga boyları emilir ve yansıtılır.

Örneğin fitoplankton, fotosentezde karbon üretmek amacıyla güneş ışığının çoğunlukla mavi kısmını emen bir pigment olan klorofil içerir. Sonuç olarak fitoplankton bakımından zengin okyanus bölgeleri, daha çok yeşil ışığın yansıdığı bölgeler haline gelir.

Uydular 1990’ların sonlarından beri devamlı olarak okyanusların rengini ölçtüler. Bilim insanları bu ölçümleri belirli bir okyanus bölgesinde klorofil ve ek olarak fitoplankton miktarını belirlemek için kullandılar.

Ancak bu araştırmanın başı Stephanie  Dutkiewicz, klorofil miktarının iklim değişikliği konusunda hassas bir ölçümü belirleyemeyeceğini söylüyor. Klorofildeki herhangi önemli bir değişim küresel ısınma kaynaklı olabilir. Fakat aynı zamanda normal olarak değerlendirilen doğal değişkenlik nedeniyle de olabilirler. Hava ile ilgili olaylar sebebiyle normal periyodik artışlar gibi. Örneğin El Nino ve La Nina* gibi olaylar klorofil miktarında büyük miktarda değişime neden olacaktır. Çünkü bu olaylar sebebiyle sisteme giren besin miktarı değişmektedir.

*El Nino ve La Nina: Doğu Büyük Okyanus yüzey sularının sıcaklığındaki büyük salınımlar ve bunların yol açtığı atmosferik olayların genel adı olarak kullanılmaktadır.

Dutkiewicz’e göre sadece klorofil miktarına bakarak bu değişimin iklim değişikliğinden kaynaklandığını görmek zordur. Çünkü birkaç yılda bir gerçekleşen bu büyük doğal değişimler de klorofil miktarında artışa sebep olmaktadır.

Okyanus Işığının Modellenmesi

Ekip, klorofil tahminlerine bakmak yerine, yalnızca yansıyan ışığın uydu ölçümlerine bakarak iklim değişikliğinin fitoplankton üzerindeki etkisini açık bir şekilde görüp göremediklerini merak etti.

Bunun üzerine artan sıcaklıklar ve okyanus asitlenmesi doğrultusunda fitoplankton değişimlerini öngörmek için daha önce kullanılan bir bilgisayar modeli ayarlandı. Model, fitoplanktonların ne tükettiği ve nasıl büyüdükleri gibi bilgileri almakta. Daha sonra bu bilgiyi, okyanus akıntılarını simüle eden fiziksel bir modelle birleştirdiler.

Yalnız araştırmacılar bu kez diğer okyanus modelleme tekniklerinde olmayan yeni bir unsur ekledi. Belirli bir bölgedeki organizma türüne ve miktarına bağlı olarak, okyanus tarafından emilip yansıtılan ışığın spesifik dalga boylarını tahmin edebilme.

Ekip, modellerinin sonuçlarını, geçmişte uyduların tespit ettiği yansıyan ışığın gerçek ölçümleriyle karşılaştırdığında, bu iki ölçümün gelecekteki çevresel koşulların değişmesiyle okyanusların rengi arasında bir bağ kurmak amacıyla kullanılabileceğini anladılar.

Mavi ve Yeşil Işıklar

Çoğu bilim insanının, sera gazlarını azaltmak için hiçbir eylemde bulunulmayan bir senaryo için, 2100 yılına kadar öngördükleri sıcaklık artışı 3 santigrat derecedir. Araştırmacılar modeldeki küresel sıcaklıkları 2100 yılına kadar 3 santigrat derece yükselttiklerinde, mavi-yeşil dalga boylarındaki ışığın en hızlı şekilde yanıt verdiğini buldular.

Dahası Dutkiewicz, bu mavi-yeşil dalga bandının, özellikle iklim değişikliğinden dolayı çok net bir sinyal veya kayma gösterdiğini gözlemledi. Bilim insanlarının daha önce sadece klorofile baktıklarında bulduklarından çok daha önce gerçekleşecek bir iklim değişikliği bulundu.

Modellerine göre iklim değişikliği, fitoplanktonun yapısını ve okyanusların rengini değiştiriyor. Yani bu yüzyılın sonunda, mavi gezegenimiz görünüşte değişiyor. Dutkiewicz’e göre 21. yüzyılın sonuna kadar okyanusların yüzde 50’sinin renginde göze çarpan bir fark olacak.

Bilim hakkında daha fazlası için Tıklayın

Kaynak

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: