Periyodik Tablonun Tarihçesi

0 377

150 yıl önce temelleri atılan periyodik tablonun tarihçesi kimya profesörü Mark Lorch tarafından özetlendi. Periyodik tablo şimdi olduğundan çok daha farklı olabilirdi.

Periyodik tablo hemen hemen bütün kimya laboratuvarlarının duvarlarında asılıdır. Bu tablonun mucidi, 1869 yılında o zamanlarda bilinen 63 elementi kartlara yazıp kimyasal özelliklerine göre dizen Rus kimyacı Dimitri Mendeleyev olarak kabul edilir. Periyodik tablonun 150. yılını kutlamak için Birleşmiş Milletler 2019 yılını Uluslararası Periyodik Tablo Yılı olarak ilan etti.

John Dalton’un önerdiği elementler tablosu

Esasında periyodik tablo hakkındaki çalışmalar Mendeleyev ile başlamadı. Birçok bilimadamı elementleri belli bir düzene göre sıralamak üzere çalıştı. Mendeleyev’den uzun yıllar önce John Dalton elementlere ilginç semboller bularak tablolar oluşturmuştu. Aynı şekilde Alexandre Emile Beguyer De Chancourtois da bazı dizilimler önermişti.

Mendeleyev’in Dehası

Buna karşın Mendeleyev’in dehası farklı şekilde ortaya çıkıyordu. Dalton ve Chancourtois bilinen elementleri sıralamakla yetiniyordu. Mendeleyev ise henüz bulunmamış olsalar da bazı elementlerin ilerde keşfedileceğini düşünüp tablosunda bu elementlerin yerlerini boş bırakmıştı. Dahası henüz bulunmamış elementlerin özelliklerini de doğru olarak tahmin etmişti.

Periyodik tablonun tarihçesi: Mendeleyev’in elementler tablosu

Yukarıda Mendeleyev’in tablosunda soru işaretli yerleri farketmişsinizdir. Örneğin aluminyum elementinden hemen sonra, o zamanlar henüz keşfedilmemiş olan bir metalin yeri boş bırakılmış ancak atom kütlesinin 68 olması gerektiği tahmin edilmiş. Mendeleyev aynı zamanda bu elementin erime noktasının çok düşük olması gerektiğini ve yoğunluğunu da 6 gr/cm³ olarak tahmin etmiştir. 6 yıl sonra Paul Émile Lecoq de Boisbaudran saf halde galyum elementini elde ederek atom kütlesini 69.7, yoğunluğunu 5.9g/cm³ olarak bulmuştu. Bu elementin erime noktası o kadar düşük ki avuç içi sıcaklığında bile eriyebiliyor. Mendeleyev aynı şekilde skandiyum, germanyum ve teknesyum hakkında benzeri tahminlerde bulunmuştu.

Periyodik tablonun tarihçesi : Günümüzde kullanılan periyodik tablo

İlk bakışta Mendeleyev’in tablosu günümüzdeki aşina olduğumuz tabloya çok benzemiyor gibi görülebilir. Tablo, Mendeleyev’in gözden kaçırdığı ve tahmin edemediği için yer açmadığı birçok elementten mahrum kalmıştır. Bunlardan en önemlileri de helyum, neon, argon gibi soygazlardır. İkinci olarak onun tablosu günümüz tablosuna göre 90 derece sola çevrili şekildedir. Mendeleyev’in tablosuna 90 derece çevirerek bakıldığında benzerlik görülecektir. Örneğin halojenler (flor, klor, brom ve iyot) bu tabloda da yanyana yazılmıştır.

Periyodik Tablonun Tarihçesi

Mendeleyev’den sonraki süreçte de elementlerin dizilimi konusunda birçok deneme yapılmıştı. İnsanlar bazen tuhaf bazen şahane versiyonlar öneriyorlardı.

Periyodik tablonun tarihçesi : Baumhaer sarmal periyodik tabloyu önermişti.

Bunlar arasında en vurucu örneklerden biri Heinrich Baumhauer tarafından 1870’de tasarlanan sarmal tabloydu. Bu tabloda hidrojen merkezde bulunuyor, diğer elementler de atom kütlelerine göre sarmal şeklinde dışa doğru sıralanıyordu. Bu sarmal tabloda aynı hizada bulunan elementlerin benzer özellikleri bulunuyordu. Bu yönüyle günümüzdeki periyodik tablonun sütunlarıyla benzerlik gösteriyordu.

Periyodik tablonun tarihçesi : Alfred Werner’in önerdiği periyodik tablo

20. yüzyıl başlarında periyodik tablo günümüzde kullandığımız tablo gibi yatay görünümüne bürünmüştü. Alfred Werner’in 1905 tarihli şaşırtıcı derecede modern görünümlü tablosunda, ilk defa soygazlar en sağ sütunda sıralanmış oldu. Aynı zamanda Warner, Mendeleyev’i örnek alarak henüz bulunmayan elementlerin yerlerini boş bıraktı. Bu konuda ipin ucunu kaçırıp hidrojenden daha hafif elementler öngörmüş olsa da bu tablo önemli bir adım oldu.

Periyodik tablonun tarihçesi : Charles Janet’in soldan basamaklı tablosu

Werner’in tablosu her ne kadar modern görünüme sahip olsa da hala düzenlenmesi gereken kısımları vardı. Charles Janet’in tablosu bu değişiklikler konusunda özellikle etkili olmuştu. Charles Janet fizikçilerin yaklaşımını benimseyip yeni keşfedilen kuantum teorisini kullanarak elektron dizilimlerine göre bir tablo ortaya koydu. Sonuçta ortaya çıkan soldan basamaklı tablo günümüzde de birçok fizikçi tarafından tercih ediliyor. İşin ilginç tarafı Charles Janet tablosunda, o günlerde yalnızca 92 element bilinmesine rağmen 120. elemente kadar yer bırakmıştı. Biz henüz 118. elementi bulabildik.

Periyodik tablonun tarihçesi günümüze kadar bu şekildedir. Günümüz periyodik tablosu Charles Janet tablosundan doğrudan türetilmiş tablodur. Lityumla başlayan alkali metal sütunu ve berilyumla başlayan toprak alkali metaller sütunu en sağdan en sola alınarak uzun biçimli periyodik tablo oluşturuldu. Ancak bu görünüm sayfaya sığmıyor posterlerde güzel durmuyordu. Bu nedenle büyük oranda estetik kaygılar nedeniyle f bloku elementleri, bulunduğu yerden kesilerek tablonun alt kısmına yerleştirildi. İşte bu sayede günümüzde kullandığımız tabloya ulaşmış olduk.

Periyodik Tablonun Geleceği

Periyodik tabloda yapılan bu değişiklikler, bilim insanlarının elementler arasındaki başka benzerlikleri gösterebilmek için farklı dizilimler üzerinde kafa yormadığı anlamına gelmiyor. Yüzlerce farklı varyasyon ortaya çıkmış durumda. Bunlar arasında şaka amaçlı yapılanları bir kenara koyarsak üç boyutlu ve sarmal şekilli olanları özellikle ilgi görüyor. İlgi duyuyorsanız Mark Leach tarafından hazırlanmış veritabanını inceleyebilirsiniz.

Periyodik tablonun tarihçesi bu şekilde özetlenebilir. Bakalım ileride periyodik tabloda ne gibi değişiklikler göreceğiz.

Daha fazla Kimya haberleri için tıklayın.

Kaynak

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: