Uzay Madenciliği İle Altına Hücum

Uzay madenciliği Dünya üzerindeki madencilik faaliyetlerini azaltıp gezegenimizin ve çevremizin yıkımını durdurabilir. Ayrıca tahminlere göre asteroid kuşağında yaklaşık 700 milyar dolar değerinde maden bulunuyor!

Asteroid kuşağı; demirden nikele, altından platine envai çeşit maden barındırıyor. Tahminlere göre asteroid kuşağında yaklaşık 700 milyar dolar değerinde maden bulunuyor. Bu nedenle şirketler bu hazineyi yağmalamak için hazırlık yapıyorlar. Önümüzdeki yıllarda 21. yüzyılın “Altına Hücum” dönemini yaşayabiliriz.

Uzay madenciliğinden elde edilecek ham maddelerle, sanayi üretiminde bir patlama yaşanması bekleniyor. Bu konuda girişimlerde bulunanlardan biri de Birleşik Krallık’ta genç yaşında asteroid madenciliği şirketi kuran Mitch Hunter-Scullion. Kendisi bu konudaki altyapı çalışmaları tamamlandıktan sonra ihtimallerin sınırsız olduğunu söylüyor. Şirketi 2020 yılında ilk araştırma uydusunu göndermeyi, sonrasında ise 2030 itibariyle madencilik faaliyetlerine başlamayı planlıyor.

Uzay Madenciliği Şirketleri Yarışa Başladı

Uzay madenciliği yalnızca bu değerli madenler nedeniyle heyecan uyandırmıyor. Bir diğer faydası da, Dünya üzerindeki madencilik faaliyetlerini azaltıp gezegenimizin ve çevremizin yıkımını durdurmak olabilir. İnsanlık sanayi devriminden bu yana büyük bir açgözlülükle yeryüzünün madenlerini çıkarmak için uğraştı. Bunu yaparken de hem ekosisteme hem de maden işçilerine büyük zararlar verdi.

uzay madenciliği
Mitch Hunter-Scullion

“Yeryüzündeki nadir metalleri çıkarabilmek için madenciler zehirli ve insanlık dışı şartlarda çalışıyor. Uzay madenciliği ise robot işçilerle yapılacak. Üstelik çevreyi kirleten madencilik endüstrisi uzay boşluğuna taşınmış olacak. Neyse ki uzay boşluğunda zarar verebileceğimiz bir biyosfer yok. Hayalime göre Dünya gelecekte Güneş Sisteminin korunmuş saklı bahçesi olarak kalacak ve ağır sanayi tesisleri asteroidlere ve ayda kurulacak sanayi bölgesine taşınacak.”

Uzaydan elde edilecek yeni madenler aynı zamanda yaşadığımız çevre krizini de hafifletebilir. Güneş panelleri, tasarruflu ampüller, elektrikli arabalar gibi çevre dostu teknolojiler yeryüzünde nadir bulunan platin gibi elementlere ihtiyaç duyuyor. Platinin kilosu ise 26.000 Dolar civarında. Uzaydan daha fazla platin temin edilirse çevre dostu arabalar üretebilmemiz de mümkün olabilir.

Uzay madenciliği sayesinde insanoğlu düzenli olarak uzaya seyahat edecek. Ancak bize gereken hammaddelerden demir ve titanyum varken uzayda sınırsız halde varken, yeryüzünde devasa uzay gemileri inşa edip uzaya göndermek oldukça verimsiz bir yöndem olacaktır. Uzayda aynı zamanda uzay seyahati için en hayati kaynak olan suyu da bulabiliriz.

Planetary Resources şirketinin CEO’su Chris Lewicki de bu yönde açıklamalarda bulunuyor. Ona göre su moleküllerini hidrojen ve oksijene ayırmakla roket yakıtı elde edebiliriz. Bu şirket de 2020 yılında Dünya’ya yakın asteroidleri incelemek amacıyla bir uzay aracı gönderecek. Planatery Resources şirketi uzay kayaçlarındaki suyu bileşenlere ayırarak yeni çağın petrol istasyonlarını kurmayı hedefliyor.

Şirketlerin bu çabalarının yanısıra bu sene Colorado Madencilik Okulu da uzay madenciliği kaynakları kursu vermeye başladı. Buradan mezun olanlar da bahsettiğimiz şirketlerde iş bulabilecek.

Uzay Madenciliği Nerede Yapılacak?

Ay

Metal işlemek için kullanılan teknikler yerçekimine ihtiyaç duyuyor. Ay’daki yerçekimi ise Dünyadakinin yalnızca altıda biri. Ancak Dünyadakine benzer bir üretim üssü kurulması için bu kadarı da yeterli.

Burada Helyum-3, Altın, Platinyum grubu metaller, nadir yeryüzü metalleri ve su elde edilebilir.

Dünyaya Yakın Asteroidler

Bazı asteroidler Dünyaya yakın geçebiliyor. Bunları Dünyanın yörüngesine sokmak çok da zor değil. Bu sayede asteroidlerde bulunan su da çıkartılabilir. Ancak diğer madenler bunlarda çok fazla olmayabilir.

Buralardan su, demir ve nikel çıkarılması bekleniyor.

Asteroid Kuşağı

uzay madenciliği
Asteroid Kuşağı Mars ve Jüpiter arasında bulunuyor

Güneş sisteminin dördüncü ve beşinci gezegenleri arasında bulunan asteroid kuşağı, ihtiyacımız olan hemen hemen tüm elementleri bulabileceğimiz yer. Ancak buradaki asteroidler Dünyaya yaklaşık 750 milyon kilometre uzaklığında olduğu için ulaşmak epey zor.

Jüpiter

Jüpiter’in yalnızca maden cevherleri değil aynı zamanda atmosferindeki gazlar da bizim için oldukça değerli. Örneğin helyum-3 gibi nadir gazlara füzyon teknolojisi için ihtiyaç duyuluyor. Bununla birlikte Jüpiter bize 1 milyar kilometre uzaklıkta bulunuyor.

Uzay madenciliği yarışı hızlandıkça yeni tartışmalar da ortaya çıkıyor. ABD, bu konuda 2015 yılında firmalara uzay madenciliği yapabilmesi hakkı veren bir yasa çıkarmıştı. Böyle bir hakkı kendine tanıyabilmesi “ABD uzayın sahibi mi” sorusunu da gündeme getiriyor. İnsanlık geçtiğimiz yıllarda petrol savaşları yaşamıştı. Önümüzde insanlığı neler bekliyor hep birlikte göreceğiz.

Daha fazla uzay haberi için Tıklayın.

Kaynak

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: