Uzayda Daha Güçlü Nükleer Roketlerle Daha Hızlı Yol Almak ve Uzağı Keşfetmek Mümkün

0 89

Uzayda daha güçlü nükleer roketlerle daha verimli yol almak mümkün. Nükleer enerjiyi 10 yıldır roketlerde kullanıyoruz ancak daha uzağa gitmek için daha büyük güce ihtiyacımız var.


Geçen yıl, Voyager 2 , 11.2 milyar milden fazla yolculuk yaptıktan sonra yıldızlararası uzaya girdi. Bu başarı nükleer enerjiyi uzay roketlerinde kullanma sayesinde mümkün oldu.
Uzay mekikleri, radyoizotop termoelektrik jeneratörler yani RTJ’ler sayesinde bu mesafeleri katedebildi. Sistem radyoaktif maddelerin parçalanarak ısı açığa çıkarması üzerine kurulu. Platinyum-238’in parçalanması sonucunda ortaya çıkan ısının elektriğe dönüştürülmesi sayesinde uzay mekikleri uzun mesafeler kat edebilmektedir.
Ancak RTJ’ler bizi kısıtlıyor. Uzay araçlarının daha uzak mesafelere daha hızlı gitmesini istiyorsak daha gelişmiş bir teknoloji kullanmalıyız.

Peki son durum nedir

Platinyum-238 stoğumuz hızla azalıyor. Bu madde, Soğuk Savaş döneminde Amerika’nın silah teknolojisini geliştirmesiyle ortaya çıktı. Ancak NASA’nın araştırmaya devam edebilmesi için bundan daha fazlasına ihtiyacı var.

Platinyum-238 maddesi 2012’den beri Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı üretiyor. Ancak maddeden bir kaç gram bile üretilebilmek için ciddi bir zaman gerekiyor.

Geçen ay araştırmacılar P-238 üretebilmek için gereken Neptünyum ve Alüminyum birleştirme işlemini kolaylaştıracak bir yöntem buldular.
Neptünyum tanecikleri Alüminyum tüpler içerisine yerleştirilip reaktör içerisinde ışımaya maruz bırakılarak P-238’e dönüşüyor.

Bu yöntem uzun deneyler sonucunda bulunabildi. Program yöneticisi Bob Wham deneme yanılma yöntemi ile ilerlediklerini ve bunu yaparken de birçok güvenlik kuralına riayet ettikleri için çalışmanın zaman aldığını söyledi. Ancak ölçüm ve yapımı artık otomatik hale getirdiklerini sözlerine ekleyen Wham, bu yöntemin seri üretimin önünü açtığını belirtti.

Laboratuvar şimdilik yılda 50 gram P-238 üretiyor ancak üretimin yakında 400 grama kadar çıkması bekleniyor. 2 yıl içerisinde NASA’nın yıllık bir buçuk kilogram üretim kapasitesine çıkacağı tahmin ediliyor.
P-238 ne kadar fazla ise o kadar çok görev gerçekleştirebiliriz.

Küçük adımlar

NASA daha gelişmiş jeneratörler üretmeyi de araştırdı. Ancak bunun için daha güçlü sistemler gerekiyor. Uzmanlar Şimdilik ihtiyaç duyduğumuz enerjiyi ancak fizyon, yani element parçalama işleminden sağlayabileceğimiz görüşünde.

NASA’nın geçen yıl başarıyla test ettiği prototip füzyon reaktörü kilopower, şimdiye kadar ki en başarılı projelerden biri. Ancak projenin hala geliştirilmeye ve basitleştirilmeye ihtiyacı var. Son 30 yılda birçok alan reaktör programı denendi ancak hepsi başarısız oldu. Çoğunlukla pahalı oldukları için uygulanabilir değillerdi. Kilopower şu anda 4 kilovatlık bir enerji üretiyor. Ancak araştırmacılar ilk etapta 10 kilowata ulaşmayı planlıyorlar.

Dev sıçramalar

Uzayla ilgili girişimler ve ilgili nükleer çalışmaların birçoğu çok tehlikeli ve tarihte atom bombası gibi ciddi sorunlara yol açmıştır. Ancak birçok insan hala bunlarla eşit derecede tehlikeli ve çılgın fikirlerin gerçeğe dönüşmesi için çalışıyor.
Bu çılgınlardan biri, füzyon kullanarak megawatt güç üretmek isteyen Princeton Satellite Systems. Muhtemelen füzyona aşinasınızdır. Güneşimizde her gün gerçekleşen olay, hidrojenlerin birleşerek helyuma dönüşmesi durumu. Füzyon yani elementlerin birleştirilmesi olayı, Fisyon yani elementlerin parçalanması olayından birkaç kat daha fazla enerjiyi sağlar ancak kontrolü daha zordur.
Princeton Satellite Systems, plazmada akım oluşturmak ve 1 milyar C°’ye kadar ısıtmak için manyetik alanları doğrudan kullanan bir füzyon sürücüsü geliştiriyor. Ekip, minivan büyüklüğündeki makinenin (teorik olarak) üreteceği itiş gücünün yıldız sistemleri arası yolculuk sürelerini yarıdan fazla azaltacağını söylüyor. Bu Pluto’ya yapılan seyahatlerin dokuz yerine dört yıl alması anlamına geliyor.

“Oraya vardığınızda yeterince enerjiniz olursa gerçekten harika deneyler yapabilirsiniz” diyor firmanın fizikçisi Charles Swanson.
“Cassini’nin yaptığı en havalı şeylerden biri Satürn’ün uydusu Titan’ın radar görüntüleri. Ancak radarın gücü zayıf ve sınırlı. Bir megavat gücüne sahip olmak demek yapılabilecek birçok yeni şey demek.”

Şirket NASA ve ABD Enerji Bakanlığı’ndan ciddi miktarda fon aldı. Ama dürüst olmak gerekirse yakın zamanda bu projenin gerçekleşmesi oldukça güç görünüyor. Çünkü füzyon araştırmaları işin hala çok başında. Buna rağmen nelerin mümkün olabileceğini hayal etmek dahi çok güzel. Bu proje bir gün belki başka yıldızlardaki gezegenlere gidebilmek için bir mihenk taşı olacak.

Uzayda daha güçlü nükleer roketler yapabilmek insanoğlunun hayallerini süslemeye devam ediyor.

Uzay Bilimleri hakkında daha fazlası için Tıklayın

Kaynak

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: